Nasıl Bir Eğitime İhtiyacımız Var ?

Aksi ispat edilmedikçe, Savaş alanındaki komutan doğru ve geri kademedekiler yanlıştır. (Colin Powell , Eski ABD Savunma bakanı)

Eğitim sistemimizde sorunun olduğunu herkes az çok dillendiriyor. Fakat bu sorunları ortaya koymamız ve çözüm önerilerinde bulunmamız, hatta daha da ileri gidip yeni sisteme göre eğitimler düzenlemeye başlamamız gerekiyor.

Eski bir mühendislik öğrencisi ve 15 yıllık bir mühendis olarak bu konuda yaptığım araştırmaları ve gördüklerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum.Özellikle yakından tanıdığım bilgisayar mühendisliği eğitimi üzerinden konuyu anlatmaya çalışacağım.



Bilgisayar mühendisliği eğitimini modelleyecek olursak, zeki gençler bu sisteme alınırlar, 4 yıl sonunda iş hayatının ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle donanmış olarak çıkarlar.


Halbuki bu sistemden çıkan mühendisler, ancak 4-6 ay arası çalışma hayatından sonra kuruma faydalı olmaya başlarlar. Bir mühendisin vereceği faydayı verebilmeleri yıllar alır. (Bazen de hiç veremezler !)

Öyleyse girdi veya işlem basamağında birşeylerin yanlış gittiğini pekala düşünebiliriz. Hayatla ilgisiz konuları (evet, lisede öğretilen dersleri bahsediyorum) bile öğrenmekte son derece başarılı ve üniversite sınavıyla elenerek gelen öğrencilerde pek sorun göremiyorum. Öyleyse üniversite eğitimimize daha yakından bakmamız gerekiyor.

ilk yanlış üniversite eğitiminin hedefinde yatıyor. Eğitim sistemi, öğrencileri bilgilendirmek üzerine kurulu. Sınıflarda öğretim üyeleri dersi anlatır. Eğitim sırasında, pek çokbilgi öğrencilere verilmeye çalışılır. Sınavlarla da öğrencilerin bildikleri test edilir. 

Yani öğrenci elinde -çoğu gerçek hayatla ilgisiz- cevaplarla mezun olur. Halbuki gerçek hayatta sorularla karşılaşılır. Eski öğrenci veya yeni mühendisin, sorulardan cevaplara giden yolu bulması gerekecektir. Gerçek dünya, sorun çözme becerileri gerektirir. Elinde gerçek dünyada ihtiyacı olan bilgiler ve bu beceri olmadan yeni mühendisin işi zor olacaktır.

Acaba eğitim sistemimiz sorun çözme becerilerini ne kadar kazandırıyor ? Bir üniversite hocamızla yaptığım sohbette, üniversitelerin, esas olarak, kritik analitik düşünme becerileri kazandırdığından bahsetti. Bu konuya yazının en son kısmında değineceğim. Burada sadece bunun birincil amaç olmadığını, dolayısıyla çok eksik verildiğini söylemekle yetineceğim..

ikinci olarak gerçek bir sistemle çalışmak, mühendiste şaşkınlık ve negatif duygular oluşturabilir. Çünkü mevcut sistem beklediği gibi cevap vermez.Bu da şaşkınlığa sebep olur. Öngördüğü çözüm işe yaramadığında oluşan negatif duygularla birlikte çözümü aramaya devam etmelidir. Egosu ve yardım alma arasında bocalar. Sistem yönetimi alanında bu gerçekten önemlidir. Çünkü kurumun belki de iş yapışı durmuştur ve sistem yöneticisi bu duygusal baskıyla da başetmek durumundadır. Peki eğitimin hedefi nasıl olmalı ?

Eğitimin hedefi bilir değil, yapabilir kılmaktır. 

Katılımcıların hayatlarında (olmak istedikleri hedeflerine doğru) pozitif bir davranış değişikliği oluşturmaktır.

ikinci yanlış, ne öğrettiğimizde. Halbuki öğrencilerin gelecekte iş yaşamında ihtiyaç duyacakları bilgiler öğretilmeli.

bilgi, kişinin ileride üstleneceği rollere dair olmalı

Mezunu olduğum ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği bölümü derslerine bakarsak (15 yıl öncekiyle hemen hemen aynı ders ve içerikler var!) bazı çıkarımlarda bulunabiliriz.
  1. iş hayatında ihtiyaç duyulmayan, sadece akademik alanda fayda verebilecek pek çok ders var. Temel bilim dersleri (matematik, fizik, kimya, lineer cebir, türevsel denklemler ...) ve bazı bilgisayar bilimi dersleri (formal diller ve otomata, ayrık matematik vb..)
  2. Bölüm dersleri (işletim sistemleri, veri iletişimi ve bilgisayar ağları) gerçek dünyadan oldukça kopuk ve temel bilimsel konulara yönelmiş. iş hayatında faydalı olmaktan uzak. Sadece çok derin bilimsel temelleri vermek üzerine kurgulanmış.
Bunlardan anlayabiliriz ki; bilgisayar mühendisliği bölümleri mühendis yetiştirmiyor. Çünkü bu bilgilerin iş hayatında mühendislerin yaptıklarıyla pek alakası yok!

Peki bilgisayar mühendisliği eğitimi hangi bilgileri içermeli ?

iş hayatında bilgisayar mühendislerinin aldığı rollere göre eğitim yapılmalı. Yani kişi iş hayatında ne yapacaksa, onun bilgi ve becerileri kazandırılmalı.
  • Teknik yetkinlikler (hard skills): Sistem/ağ/veritabanı yöneticisi, yazılım mühendisi, programcı, güvenlik uzmanı...
  • Teknik dışı yetkinlikler (soft skills+): ITIL, proje yönetimi, takım yönetimi, kanun ve yükümlülükler (e-imza, sayısal suçlar..), müzakere, sunum becerileri, Profesyonel Gelişim, düşünme becerileri, yeni çıkan teknolojiler (sanallaştırma ve bulut..) gibi...
üçüncü yanlış, nasıl öğettiğimiz. Gerçek hayatı ancak bizzat içine girerek öğrenebiliriz. 

öğrenme, yaparak olmalı.

öğrenciler gerçek hayattaki rollerini bizzat yaşayarak öğrenmeliler.Konu bazlı eğitimden, senaryo bazlı eğitime geçilmeli. öğrenme faaliyeti konuyu değil, iş hayatındaki gerçek senaryoyu içermeli. 

Mesela linux son kullanıcı eğitimini linux nedir, dosya sistemi, izinler, bash kabuğu, betik yazımı gibi konu bazlı anlatmak yerine şu senaryo takip edilebilir;


Bütün içerik (dosya sistemi, izinler, arşivleme, komutlar vb) , bu senaryo üzerinden anlatılabilir.Bu senaryonun kahramanı bizzat öğrencinin kendisi olacaktır.

Dersler dışında aşağıdaki çalışmalar da son derece faydalı olacaktır:
  • Bilgisayar mühendisliği bölümü tıpkı sektöre personel sağlayan bir işyeri gibi çalışmalı. Elemanları öğrencileri olmalı. Öğrenciler sektörde parttime çalışmalı. Deslerin dışında, çalıştıkları konularda hocalarıyla birebir konuşmalılar. 
  • Bölümün ve üniversitenin tüm IT işlerini öğrenciler yapmalı. Ağı onlar yönetmeli, yazılımları onlar geliştirmeli. Senior öğrenciler usta/çırak ilişkisiyle junior öğrencileri yetiştirmeli. Öğrenciler çalışma alanlarını her sene değiştirmeliler. Bir sene sunucu yönetiminde çalışırken, diğer sene yazılım geliştirme ekibinde çalışmalı.
  • Açık kaynak kodlu özgür projelere de destek verebilirler. google summer of code, openstack, open compute gibi..
  • Öğrenciler yaptıkları işlerle ilgili belgeler hazırlamalıdır. Böylece işle ilgili deneyimlerden oluşan bir bilgi havuzu elde edilmiş olur. Yeni öğrenciler için bu bilgiler eşssiz birer kaynak olacaktır.
öğretim üyelerinin de yetiştirilmesi önemli. Bilimsel alanda yeterlilik, bunu öğrecilere aktarmak için yeterli değidi. Hocalar dersleri tasarlarken androgoji prensiplerine göre hazırlamalılar. Materyal hazırlanıken bu teknikler uygulanmalıdır.

öğretim üyelerinin birncil amacı makale çıkarıp yükselmek değil, öğrenci yetiştirmek olmalı. Bunun için sektöre yakın durmalıdırlar. Mümkünse sektörde çalışan parttime hocalar derslere girmelidir.

Eğer 4 yıl öğrenciler bu şekilde yetiştirilebilirseler, iş hayatına yapacakları katkıyı hayal ediyorum.. Kişisel ve kurumsal boyutlarda gerçekten çok büyük bir gelişim yakalanabilir.

Bu konuda daha fazla bilgi istenirse ;
Roger Schank ve önerdiği story centered cirriculum incelenebilir
Ayrıca şu yazı da konuyu çok güzel özetliyor

Bundan sonraki yazımda bu ilkelere uygun bir Linux sistem yöneticiliği eğitimini nasıl geliştirebileceğimizi incelemeyi istiyorum..


Gelebilecek eleştiriler: Bu yazıya gelebilecek eleştirileri aşağıda cevaplamaya çalıştım.

Bilgisayar mühendisliği bölümünde bazı derslerin uygulamalı laboratuvar dersleri de var. Tamamen teorik değil. : Laboratuvar dersleri "yapabilir" olmayı desteklediği için doğru. Yalnız buradaki senaryolar gerçek dünya ihtiyaçlarına göre tekrar organize edilmeli. Mesela programlama dersinde 1'den 100'e kadar sayıları toplatan bir loop yerine belli aralıklara apache process'lerinin sayısını ekrana basan bir betik daha anlamlı olabilir. Bu laboratuvar dersinin değerini düşürmez, aksine öğrenciler için daha motive edici olur.

Mühendislik derslerinde  kritik analitik düşünme öğretiliyor, maksat o bilgiler değil: Öncelikle düşünme becerilerinin eğitimle geliştirilmesi eğitimin en önemli hedeflerinde biridir. Burada 3 konuda eksiklik var: 


  1. Kritik analitik düşünme, bir sonuca eleştirel bakmayı, parçalarına bölüp değerlendirebilmeyi ifade eder. Üniversitelerde bunun ne kadar hedeflendiğini ve farkına varılarak öğretildiğini sorgulamamız lazım.Eğitim hayatınız boyunca, acaba kaç defa bir konuya eleştirel baktınız ? Kendi eğitim hayatım adına hatırlayamıyorum desem yalan olmaz herhalde. Gelelim analitik düşünmeye.. temel bilimsel (matematik, fizik, kimya) derslerin sınavlarında sorular sorulmakta ve belirli formüller uygulanarak çözüme ulaşılmakta. Bunların sonuç ve sebepler arasında bağlantı kurmada işe yaradığını kabul ettiğimiz gibi, yetersiz olduğunu da kabul etmeliyiz. Bunu gözlemlerimin yanında bilimsel çalışmalar da söylüyor. Size verilen formülleri problemlere uygulamak dışında gerçek bir problemin nedenlerini sorgulayıp çözüme varmaya çalıştığımız oldu mu ? 4-5 yıllık üniversite eğitimimizi düşünelim.. Benim gördüğüm %1 bile değil ! (Çok iyimserim biliyorum)
  2. Zihni süreçler sadece kritik  analitik  düşünmeden ibaret değildir. Planlama, modelleme, çatışma çözme, takım çalışması gibi daha pek çok zihni sürecin de geliştirilmesi gerekir. Özellikle gerçek hayatta -bilimsel ortamda olduğu gibi- nedenler ve sonuçlar net değildir. Eğitim sistemimiz herşeyin tutarlı olduğu bir dünya bize öğretiyor. Gerçek hayattaki problemlerin ise ucu açıktır. Bu yüzden  "uzman sistemler" olarak bilinen bilgisayar yazılımları, en acemi sınıfına dahil olurlar. Ucu açık durumlarda karar verebilmek gerçek hayatta başarı için çok önemlidir. (tecrübeyle sabit)
  3. Neden analitik ktirik düşünme kabiliyetini geliştirmek için hayatla kopuk bilimsel konuları inceliyoruz ? Neden hayattan senaryolar kullanarak bu kabiliyeti geliştirmiyoruz.? hayat bu konuda bilimsel konulardan daha mı az zengin ? (İşimize gelmiyor)


Değerli öğretmenlerim ve öğrenci arkadaşlarım; Ben bilgisayar mühendisiyim, eğitim konusunda yetkin biri değilim. Eğer benim gibi birisi  bu eksiklikleri görebiliyorsa, eminim sizler çok daha iyi değerlendiriyorsunuzdur.

Bundan sonra, bu alanda neleri iyileştirebileceğimize odaklanmamız gerekir. Elbette bunu ancak elbirliğiyle yapabiliriz.. 

Ben başladım.. Burada paylaşacağım..

bizim için...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder