8 Mayıs Hostel Downtown, Roma

Bugün metroyla vatikana gittik. İlk olarak Saint Peter (Aziz Peter) Basilica'sını gezdik. St. Peter ilk papa ve Hz. Isa'nın (A.S.) havarilerinden. MS 33 yılında papa olmuş. Burada ilginç olarak St Peter'ın heykelinin ayağına insanlar el sürüyor ve öpüyor. O kadar ki heykelin o ayağı yıpranmış. Bu eski hristiyan hacılarından kalan bir adetmiş. Heykelin başında da 2 görevli var. Bunu görünce bizde de bazı türbelerde yapılan yanlış bir uygulama hatrıma geliverdi.



Kilisenin içi heykel ve resimlerle dolu. Hatta melek şeklinde çıplak bayan tasvirleri de var.. Bunlar incilde bahsi geçen veya tarihte olmuş pek çok olayı tekrar zihinlere getirmek için yapılmış. Bunda bir derece başarılı olmuşlar da.. Fakat bir kasvet ve iç sıkıntısı da hissediliyor. Bizim ibadethanelerimizde olmayışına sevindim.



Basilica'da gördüğüm şey ihtişam oldu. Heykel ve resimler çok canlı. (Bu arada bu resimler boyama değil mozaik, yani küçük taşlarla oluşturulmuş desenler). İçerisi çok muazzam geniş ve turistlerle dolup taşıyor. Roma sokaklarında da italyan sayısından az olmayacak sayıda turist var.

Ardından vatikan müzesine gittik. Ben 7€ verip "Audio Guide" aldım. Ama pek faydasını göremedim. Hem anlatılanlar daha çok bir sanat eleştirmenine yönelikti hem de inglizce seviyem yetersizdi. İlginç olarak papalar dünyanın dörtbir yanındaki sanat eserlerini gerek bağış, gerek satın alarak bu müzeye toplamışlar. Dini bir kurumun sanat eserleriyle bu kadar ilgilenmesi bana çok ilginç geldi (tamam biraz da abes buldum). Müzede neler yok ki, heykeller, haritalar, halılar vehatta mısır mumyaları sergileniyor.

Ardından Sistine Chapel'e girdik. Burası Mikalenjelo'nun tavana yaptığı incilden alıntı pek çok resimle dolu. Adem'in yartılışı figrünü görmiyen yoktur herhalde. Burada bir rehberden neden çıplak resimlerin kiliselerde bu kadar çok kullanıldığı konusunu da dinledim.

Mikalenjelo 33 yaşındayken, Sistine Chapel'in resimlerini 4 yılda yapabilmiş. Zamanın kardinali resimlerdeki çıplaklığı görünce kızmış. Mikalenjelo, o sırada Roma'da pek çok yerde olan benzer heykelleri söylemiş. Kardinal "onlar dahi sanatçıların eserleri, yoksa onları mı taklit etmeye çalışıyorsun" diye çıkışmış. Mikalenjelo, "hayır onları geçmek istiyorum" demiş "çünkü bizi Isa (A.S) korudu ve aydınlattı". Çıplak beden, Tanrı'nın yarattığı müemmeliği ifade etmek için de kullanılmış.

Chapel'de teoloji ve sanat birleştirilmiş. Mesela Adem'in yaratılışı hr,st,yan dünyasında nasıl geçiyor ve nasıl resmedilebilir ? sorularının cevabı burada..

Buradan çıktığımızda ayaklarım ağrıyordu. Kısa bir mola verip evden getirdiğimiz börekleri yedik. Yürüyerek Tiber nehrine ulaştık. Bu nehir roma'nın içinden geçiyor. Buradan sonra Piazza Novano (Novano meydanı), Penteon ve Trevi çeşmesini gezdik. Trevi çeşmesi bizde aşk çeşmesi olarak biliniyor. Çok kalabalıktı ve insanlar dilek tutup bozuk para atıyorlardı. Bu kadar kalabalık ve ünlü olmayı haketmiyor bence..

Campo di Fiori'ye de gittik. Burada Giordano Bruno adında bir filozof, fikirlerinden dolayı, kilise tarafından, bu meydanda yakılarak öldürülmüş. Onun anısına ve düşünce özgürlüğüne ithafen buraya bir heykeli dikilmiş.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder